Yeni Çamlıca Vericisi ve Yerel Radyolar

İstanbul için beklenen gerçekleşti. Hem de İstanbul'un en tepesinde... Asaleti ve duruşuyla halkın hizmetine amade bir halde. Eskiden batı hayranlığına neden olan devasa teknoloji harikalarını ülkemizde görmek elbette gurur verici...
Duble yollar, otobanlar, tüneller, alt ve üst geçitler herşeyi elimizin altına sunan avm'ler...
Elbette vitrinsel ve genel hizmet olarak güzel duruyorlar...
Elbette baktığınızda dudak uçuklatıyorlar...
Ne hazindir ki, faydalanmaya kalktığınızda bırakın dudak uçuklatmayı kulaklarınızı büküp geri dönüyorsunuz.
Bu devasa teknolojik değerlerimizi tıpkı ''öz vatanında garip, öz vatanında parya'' misali uzaktan izleyebiliyoruz. Yaklaştığınızda cebinizde ne var ne yok bir anda yer değiştiriyor. Bir devlet memuru yada bir işçinin hergün Anadolu yakasından Avrupa yakasına Marmaray ile geçtiğini hesap edin..Köprü ücretiyle bile başedemeyen vatandaş Marmaray ücreti ile nasıl başedebilsin. Hakeza otobanlar, tercihli yollar...Her şey bize sunulmuş ama bizi darphane misali kullanıyor. Acaba bu hizmet sektörlerinin halka sunulması tarafında bir hata mı söz konusu. Belki ülke olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Lakin bu zorluğu her kesim kendi alt yapısına göre karşısına almalı. Güçler dengesi iyi oturtulmalı. Yoksa fayda umduğunuz alan, bırakın faydayı zararlar karmaşalığına döner.
Gelelim asıl meselemize...
İstanbul Çamlıca'da hizmete açılan Radyo verici istasyonu... Ne devasa bir kule değil mi !
Peki ama bu kule ne için kuruldu, hiç düşündünüz mü ?
Radyo Verici Kulesi halkın daha net radyo dinlemesi için kurulmadı mı.
İSTANBUL ve Marmara Bölgesi'nde radyo dinleyenler için radyolardan daha kaliteli hizmet verebilmek için kurulmadı mı.
Peki bu radyoların genel özelliği nedir... 
Yerel yada bölgesel olma özelliği değil mi..
Peki bu yerel ve bölgesel radyoların kazanç noktalarına bakıldı mı ?
Ufak  tefek reklam ve programcılara sponsorluk eden firmaların destekleriyle ayakta durdukları biliniyor mu ?
Dahası bu yerel radyoların genel radyoları besleyip geliştirdiği biliniyor mu ?
Özellikle şu kelimenin altını çizmek istiyorum, yerelin olmadığı yada zorlandığı bir yerde genelin sağlıklı çalışması mümkün mü. Her ne kadar arkalarını sağlam ekonomik güçlere dayasalarda içi boş birer frekans aralığı olmaktan öteye geçemezler. Sonrası bilgisiz ve görgüsüz bir radyo programcılığıyla beslenen radyo dinleyicileri...
Bu konuda bakıyorum sadece yerel radyolar ses duyurmaya çalışıyor.
Bakınız bu konuda en güzel örneği siyaseten ve devlet adamlığıyla verelim.
Belediyecilikten, bir cumhurbaşkanlığına uzanan yolculuk, işte size yerelden genele bir başarı hikayesi.
Beyler İstanbul bir dünya şehri, İstanbul bir büyük metropol ve İstanbul, radyolarıyla 7/24 ayakta olan bir şehir...Bu şehrin radyolarını yok etmeyin..
Bu günlerde radyo dinlemeyi seven, radyoların eski zamanlarına dönmesini arzulayan bir kitle yakalamışken bu kitleyi soğutmayın.
Hani eğitim her engeli aşar diyorsunuz ya...
Bugünün bu konuda en büyük kaynağı radyo ve radyoculuktur. Eğer radyolara yayınları konusunda destek olursanız bu radyoların içinde ne cevherler var hep birlikte göreceksiniz. Emin olun ki birçok radyo (yerel radyo) kendi içinde ''iç yapım'' gerçekleştirecek güçleri kalmadı. Bu güçleri olsa bakın o zaman bu radyolar nasıl şha kalkarlar.
Bu konuda yerel radyolardan fazla genel ve ulusal radyoların ve radyo programcılarının yerel radyo ve radyoculara destek çıkması gerekir. Çünkü her ulusal radyocunun bir yerel radyoculuk geçmişi vardır.
Bunu bizler ortaya sermez isek, yukarıdakilere ne anlatabiliriz ki...
Haydi radyocular, haydi radyo dinleyenleri...
Hep birlikte bizim olana sahip çıkalım...Radyoculuğu ve radyoları da ticari meta haline getirmeyelim. Yeterince değerlerimiz ticari meta haline geldi zaten...

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Selma Gökçek
Selma Gökçek - 10 ay Önce

guzel ozetlenis durum, Her ulusal radyo bir iki yerel radyoya kardes dost radyo destegi vermeli. Her profesyonel radyo programcisinin amator gecmisi vardir..

banner29

banner25