Bilmek mi, Bildiğini Zannetmek mi ?

Amasyalı Araştırmacı Yazar Hüseyin Menç Uğur Dündar ile alakalı yapmış olduğu açıklamanın ardından Sözcü yazarının doğruyu bulmak yerine eleştirmeni engellemesi olayın boyutunu farklı yöne çekti.

Bilmek mi, Bildiğini Zannetmek mi ?

Geçtiğimiz günlerde Sözcü gazetesi yazarı Uğur Dündar'ı bir yazısından dolayı eleştiren Amasyalı araştırmacı yazar Hüseyin Menç sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla bir kez daha sözcü yazarına eleştiride bulundu.Menç Sözcü yazarı Dündar'a eleştiri konusunu mail attığını ve gelen cevabın hiç etik olmadığını belirtirken cevabın aynen;

''Küfür etmemi istiyorsun ama, senin gibiler küfür edilmeye bile değmez'' diyerek kendisini engellediğini yazmış. Böyle bir cevabı Uğur Dündar gibi bir şahsiyetin yazamayacağı kanaatini taşıdığını belirten Menç, umarım bu bir taşeron biridir diye eklemiş.

İşte Hüseyin Menç'in gelen cevaplara tepkisi...

GÖZÜMÜZ AYDIN: UĞUR DÜNDAR'DAN SONRA HASAN BARAN İSİMLİ YAZAR DA BENİ ENGELLEMİŞ. Geçtiğimiz günlerde Uğur Dündar'ın Sözcü Gazetesi'nde yer verdiği bir yazısını eleştirmiştim. Durumu da Bay Dündar'ın posta adresine de göndermiştim. Adam verdiği cevapta nezaket kurallarını aşıp bana "küfür etmeyi" bile düşünmüş. Karakter meselesi demekten öte birşey diyemeyeceğim. Durumu bir de yazar olarak sosyal medyada ismine rastladığım Hasan Baran'ın Facebook sayfasında da konuyu şu ifadelerle izah ettim; "Hasan Baran, yeni yazdığınız veya yazmakta olduğunuz bir kitabınızdan alıntı yapılıp Uğur Dündar tarafından servis edildiğinin okudum. Üzüldüm. "Milli Mücadele Yıllarında Amasya" adını taşıyan ve 7 baskı yapılan kitabımda Kamil Hoca hakkında en geniş bilgileri bulmanız mümkündür. Sizin eserinizde öne sürdüğünüz kurgular Abdurrahman Kamil Efendi'nin gerçek hayatı ile bağdaşmamaktadır.

1-Kamil Hoca hiçbir vakit Eyüp'e (galiba İstanbul Eyüp kastedilmiş) gitmemiş. Eyüp bir kenara İstanbul'a gitmemiştir. 2- İstanbul'da bir torunu ikamet etmemiştir. 3-Atatürk'ün Kamil Hoca ile görüşme arzusunda 8 yıllık bir hasreti hiç olmamıştır. (1919 Haziran-1919 Ekim) 1924-1928 ve 1930 yılları olmak üzere 5 senede defalarca görüşmüşlerdir. Dolayısı ile 8 yıllık bir hasret parmak hesabı dahi yapılsa bu iddianız gerçek dışıdır. Bir başka konu daha var ki, bu tabir Türk gelenek ve göreneklerine tamamen aykırıdır. Bir Müftü, hem de yaşlı bir Hoca Efendi karşısında Reisi Cumhur bile olsa onun elini öpmek için bir harekette bulunmaz. Abdurrahman Kamil Efendi ile Atatürk'ün o meşhur fotoğrafında Müftü Efendinin elleri paltosunun cebindedir. Cumhur reisinin karşısında elini cebinden bile çıkarmamıştır. Biraz duyarlı olalım. Atatürk hakkında yazdığınız bu "üfürük" yazıyı tekrar gözden geçirin...."dedim. Beyefendi yazıyı okudu, cevap vermek yerine beni engellemiş.

Eğer iddialı bir yazı kaleme aldıysanız onu savunacaksınız ve meydandan kaçmayacaksınız Bay Hasan Baran.....

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2021, 16:54

Müslüm Söyler

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner31

banner34

banner25

banner30